Abdi İbrahim Otsuka Şirket Yöneticisi Elif Elkin ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportajımızdan kesitler; “İyileştirmeye Gönüllüyüz” mottosuyla hayata geçirdiğimiz tüm gönüllülük ve sosyal sorumluluk projelerimizi “Adımız İyilik Olsun” çatısı ile sürdürüyoruz. Cesaret, yenilikçilik, tutku ve sorumluluk değerlerimizin adını taşıyan 4 ayrı grup kurduk.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Robert Kolej mezunuyum. Boğaziçi Üniversitesi’nde Kimya Bölümü’nde eğitimimi tamamladıktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde MBA yüksek lisans yaptım. Çalışma hayatına ilk olarak Dışbank Proje Yönetimi Bölümü’nde başladım. 2001 yılında ise Deva İlaç’ta Ürün Müdürü olarak ilaç sektörüne adım attım. Eastpharma yapısı altında olan Deva İlaç’ta çeşitli Satış ve Pazarlama pozisyonlarında görev aldıktan sonra Saba İlaç’ın Eastpharma Grubu’na dahil olmasıyla birlikte, 2007 yılında Saba İlaç’ta Genel Müdür olarak görev yapmaya başladım. 2009 yılında Abdi İbrahim’de sırasıyla Satış ve Pazarlama Bölüm Müdürlüğü, İş Geliştirme Müdürlüğü, İş Geliştirme Direktörlüğü ve son olarak Strateji Ofisi ve Kurumsal İletişim Sorumluluğunu üstlenmek üzere, Kurumsal İletişim Direktörlüğü görevlerini yürüttüm. 2017 yılı Ocak ayı itibari ile Türk ilaç sektörünün lider firması Abdi İbrahim ve Japonya’nın en köklü ilaç şirketlerinden Otsuka’nın ortaklığında kurulan Abdi İbrahim Otsuka Şirket Yöneticiliğine atandım.

Abdi İbrahim Otsuka’nın oluşumundan ve sektörel geçmişinden bahsedebilir misiniz?

Abdi İbrahim Otsuka, Türk ilaç sektörünün 107 yıllık geçmişe sahip köklü firması Abdi İbrahim ile Japonya’nın önde gelen şirketlerinden Otsuka’nın uzun yıllara dayanan başarılı iş ortaklığının sonucu olarak 2012 yılında hayata geçti. Otsuka ile Türk ilaç sektörünün lideri Abdi İbrahim’in işbirliği ise 2003 yılına dayanıyor. Otsuka ile Abdi İbrahim arasındaki güven ve iyi niyete dayalı bu işbirliği, 2012 yılında gerçekleştirilen anlaşma ile yepyeni bir platforma taşındı ve yüzde 50 ortaklık yapısıyla Abdi İbrahim Otsuka kuruldu. Otsuka Ar-Ge’si tarafından geliştirilen yenilikçi ürünleri, Abdi İbrahim’in, en ileri teknolojilerin kullanıldığı GMP standartlarındaki tesislerinde üreterek tıp dünyasının hizmetine sunuyoruz. Abdi İbrahim Otsuka olarak, her iki şirketin vizyon ve misyonlarından aldığımız güçle Türkiye ve yakın pazarlara değer katma hedefiyle fa
aliyetlerimizi sürdürüyor, yenilikçi yaklaşımlar ve ilaç endüstrisine yatırım yapma tutkusuyla çalışıyoruz. Abdi İbrahim Otsuka olarak psikiyatri alanında güçlü bir ürün portföyümüz bulunuyor. Şizofreni, bipolar bozukluk, majör depresyon, otizm gibi psikiyatri tedavi alanlarının yanı sıra, hiponatremi, polikistik böbrek hastalığı, kemik iliği transplantasyonu, periferik arter hastalığı gibi diğer alanlarda da ürünlerimizle hastalarımızın yanındayız. 7 yıllık genç bir şirket olarak “Türkiye’ye yeni ve etkin tedavi alternatiflerini sunmak” misyonumuzla Türkiye’deki büyüme yolculuğumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Ayrıca ülkemizde yeni tedavi alternatiflerini geliştirerek, bunları sağlık mensuplarının ve hastaların hizmetine sunmak için yoğun çaba gösteriyoruz. Bu doğrultuda, Otsuka’nın ürettiği, ilacın vücutta dijital olarak takip edilmesini sağlayan, FDA onaylı dünyanın ilk dijital ilaç sistemi ABILIFY MYCITE’yi Türkiye’ye getirmeye hazırlanıyoruz. Alanında dünyada çığır açan, giyilebilir MYCITE®Patch sensörü, MYCITE APP akıllı telefon uygulaması ve sağlık uzmanları için geliştirilen çevrimiçi portallardan oluşan bu sistem, şizofreni, tip 1 bipolar bozukluk veya majör depresyon tanılı yetişkin hastaların tedavisinde kullanılıyor. İlacın alımına dair verileri kaydederek hasta ve sağlık uzmanına aktaran ABILIFY MYCITE hastanın hareket düzeyine dair bilgileri bir araya getiriyor. FDA onaylı ilk dijital ilaç olma özelliğine sahip bu sistem, zamana bağlı ilaç alımına dair objektif bilgiler sunuyor, ciddi ruhsal bozuklukları olan hastalar ve onları tedavi eden sağlık uzmanları için yepyeni bir sistem oluşturuyor. Bunun yanı sıra polikistik böbrek hastalığının tedavisinde de güçlü ürünlerimiz bulunuyor. Polikistik böbrek hastalığının tedavisi için geliştirdiğimiz ‘Jinarc’ ile bu alanda hastalara yeni bir umut vaat ediyoruz. Alanında dünyanın ilk ve tek tedavisi olması açısından önem taşıyan ve Türkiye’de de onaylanan tedaviyle, kistlerin büyümesi ve böbrek yetmezliğine gidiş süreci yavaşlatılabildiği gibi aynı zamanda hem diyaliz hem de böbrek nakli ihtiyacının azalmasını öngörüyoruz.

Toplumsal farkındalık oluşturmak adına neler yapıyorsunuz? Abdi İbrahim Otsuka olarak sürdürmekte olduğunuz farklı sosyal sorumluluk projeleri var mı?

Geliştirdiğimiz ürünlerle hastalarımıza iyilik dağıtırken farkındalık çalışmalarımızla da insan yaşamına değer katmayı amaçlıyoruz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda hastaların toplumdan soyutlanmasına neden olan ‘damgalamaya’ karşı farkındalık yaratabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde damgalanma konusuna dikkat çekiyoruz. Toplumun şizofreniye ön yargıyla yaklaşması bireyin olumsuz duygularla birlikte kendini toplumdan uzaklaştırmasına yol açıyor ve damgalama meydana geliyor. Bu noktada toplumun desteğine ihtiyaç duyuluyor. Damgalamanın yok edilmesi için toplumun farklı kesimlerinin desteği oldukça önemli. Abdi İbrahim Otsuka olarak, toplumun genelinde damgalamaya karşı farkındalık oluşturmak için çalışmalarımızı yürütüyoruz.Bununla birlikte, otizmli çocukların toplumla entegre olmasını sağlamak amacıyla geliştirdiğimiz OtizmAilem projesi ile hasta ve hasta yakınlarına, internet ve sosyal medya üzerinden, konusunda yetkin pek çok uzman hekim ile hazırladığı, güncel, pratik ve doğru bilgiye ulaşma imkanı tanıdık. Ve çok da güzel geri dönüşler aldık, projemiz on binlerce kişiyle buluştu. Ayrıca “İyileştirmeye Gönüllüyüz” mottosuyla hayata geçirdiğimiz tüm gönüllülük ve sosyal sorumluluk projelerimizi “Adımız İyilik Olsun” çatısı ile sürdürüyoruz. Cesaret, yenilikçilik, tutku ve sorumluluk değerlerimizin adını taşıyan 4 ayrı grup kurduk. Her takım, değerlerimizden yola çıkarak gerçekleştirmek istediği gönüllülük projesini belirliyor ve buna göre çalışmalarını sürdürüyor. Gönüllü takımlarımız 2018 yılı içerisinde 4 projede yer aldı. Gönüllülük esasına dayalı projelerin 3’ü çocuklara yönelik projeler,1’i ise görme engellilere yönelik bir proje oldu. 2019 yılında ise Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinde hastaların rehabilitasyonlarında fayda yaratmaya yönelik projelerimize devam ediyoruz. Polikistik böbrek hastalığında farkındalığı artırma çalışmalarımızı, Türk Nefroloji Derneği’nin ilan ettiği 10 Mayıs Polikistik Böbrek Hastalığı Günü özelinde gerçekleştiriyoruz. Polikistik böbrek hastalığının kliniği sessiz seyrettiğinden dolayı hastaların büyük çoğunluğu maalesef son dönem böbrek yetmezliği ile doktora başvuruyorlar. Bu hastaların büyük bir çoğunluğunun diğer aile bireylerinde de polikistik böbrek hastalığına bağlı diyalize girme öyküsü bulunuyor. Eşlerden birinde polikistik böbrek hastalığı varsa kız veya erkek çocukta hastalığın görülme olasılığı da yarı yarıya oluyor. Biz de Abdi İbrahim Otsuka olarak bu hastalık ile ilgili toplumda farkındalık yaratarak, erken tanı ve teşhis konusunda fayda yaratmaya çalışıyoruz. 10 Mayıs Polikistik Böbrek Hastalığı Günü kapsamında en sık görülen ve yaşamı tehdit edici kalıtsal hastalıklardan biri olan polikistik böbrek hastalığına #bindebirdeme farkındalık kampanyası ile dikkat çektik. #bindebirdeme etiketiyle sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımlar ile hastalık riskine vurgu yapıldı ve aynı kanallar üzerinden yayınlanan #bindebirdeme videosu binlerce kişiye ulaştı.

Şizofreni konusunda toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla gerçekleştirdiğiniz “Görmezden Gelmeyelim” projesinin ortaya çıkışından bahsedebilir misiniz? “Görmezden Gelmeyelim” çatısı kapsamında bugüne kadar neler yapıldı ve ileride neler yapmayı planlıyorsunuz?

Abdi İbrahim Otsuka olarak hedefimiz şizofreni konusunda da toplumu bilinçlendirmek. Bu hedeften yola çıkarak 2014 yılında Görmezden Gelmeyelim projemizi hayata geçirdik. 2014 yılında Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde “Şizofreni ile Yaşam” temasından hareketle vücut boyama sanatçısı Trina Merry’i Türkiye’de ağırladık. Trina Merry, vücutlarını boyadığı modelleri İstanbul silueti içine gizleyerek, görmezden gelinen gerçeklere dikkat çekmişti. 2015 yılında ise kampanyamız kapsamında hayata geçirdiğimiz ‘Görmezden Gelmeyelim – Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni’ sergisi ile bir kez daha şizofreni hastalarının görmezden gelinmesine dikkat çekmek istedik. Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun desteğiyle hayata geçen ‘Görmezden Gelmeyelim – Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni’ sergimiz bugüne kadar İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli’de toplamda 2 milyon kişiye ulaştı. Yoğun ilgi gören sergimizi daha fazla insanla buluşması için bu yıl İstanbullularla yeniden buluşturduk. Bunun için de DenizBank Genel Müdürlüğü’ndeki DenizGaleri bize salonlarını açtı. 8 Mayıs -24 Mayıs tarihleri arasında ziyaretçilerle buluşturduğumuz sergimizle yaklaşık 4 bin kişiye erişimimiz oldu ve sergi ilgili çok birçok olumlu yorum aldık. Bu vesileyle DenizBank ailesine bir kez daha teşekkürlerimizi iletiyoruz. Sergimizi Türkiye’nin diğer illerine de götürerek daha çok insana ulaşmayı ve şizofreni konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyoruz.

“gormezdengelmeyelim.com” ve “sizofreniseruveni.com” web sitelerinin amacı ve içeriğinden bahsedebilir misiniz?

Düşünce, algı, duygu ve davranışlarda bozulmaya yol açan zihinsel bir bozukluk olan şizofreni dünyada yaklaşık 60- 65 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 600 bin kişide görülüyor. Hastalık, kişileri hayatlarının en işlevsel döneminde yakalıyor ve pek çok vakada tekrarlayıcı, kronik bir seyir izleyerek onları üretim dışına itiyor, çevresiyle uyumsuzluk ve çatışmalar yaşamasına yol açıyor. Hastaları ve aynı zamanda ailelerini ve kendilerine yakın olan kişilerin de yaşamlarını etkiliyor. Şizofreni ile ilgili önyargıların çoğu maalesef yanlış ve eksik bilgilere dayanıyor. Şizofreni önümüzde duran önemli bir halk sağlığı sorunu. Irk, kültür ve sosyal sınıftan bağımsız olarak herkesi etkileyebilen bir hastalık olan şizofreni, düzenli ve etkin tedavi ile olumlu yönde kontrol altına alınabilir. “gormezdengelmeyelim.com” ve “sizofreniseruveni.com” web sitelerimizde hasta ve hasta yakınları hastalıkla ilgili bilgilere güvenilir kaynaklardan ulaşıyor ve konunun uzmanlarından bilgi alıyor. Abdi İbrahim Otsuka olarak ürettiğimiz ürünlerimizle hastalarımızın hayatlarını iyileştirirken şizofreni alanında da toplumsal farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Hayalimiz önce Türkiye’de farklı şehirlerde ’Görmezden Gelmeyelim’ sergimizi insanlarla buluşturmak, sonra ise bu sergiyi yurtdışına taşımak. Tüm bu hayallerimiz gerçekleştikten sonra, sergiyi bir hastaneye bağışlamayı çok istiyoruz.

Proje ile ilgili herhangi bir ödül kazanımınız oldu mu?

‘Görmezden Gelmeyelim – Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni’ sergimiz ilk günden itibaren büyük ilgi gördü ve pek çok önemli ödülün de sahibi oldu. “Görmezden Gelmeyelim” web sitesi 2014 yılında Altın Örümcek Web Ödüllerinde Sosyal İletişim kategorisinde topluluk dalında ve Sosyal Sorumluluk kategorisi Sivil Toplum Organizasyonları dalında “Halkın Favorisi” ödülüne layık görüldük. Projenin lansmanında gerçekleştirilen Triona Mery Vücut Boyama aktivitesi, 2015 yılında Felis ödüllerinde Ürün Lansman Relansman kategorisinde başarı ödülünü kazandı. Görmezden Gelmeyelim Projesi’nin ikinci adımı olan Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni sergisi aynı yıl düzenlenen A.C.E of MICE kapsamında ise en iyi kurumsal sosyal sorumluluk projesi etkinliği seçildi. Global Awards tarafından tüketici eğitimi farkındalığı kategorisinde, DPID tarafından ise özel projeler arasından üçüncülüğe layık görüldük. 2016 yılında Felis kapsamında Görmezden Gelmeyelim – Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni sergisi ile 3 ödül birden aldık. En iyi etkinlik yönetimi, en iyi kurumsal sosyal sorumluluk ve en iyi WOM ödüllerinin de sahibi olduk. 2018 Felis Ödülleri’nde de sağlık iletişimi kategorisinde Felis Başarı ödülü ile taçlandırıldık.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz