Abdi İbrahim olarak, Ar-Ge çalışmalarında yenilikçi ilaç projeleri ile katma değeri yüksek ürünleri hedefliyor, yeni tedavileri Türk tıbbının hizmetine sunmaya yönelik çalışmaların yanı sıra uluslararası arenada ülkemizi ilaç Ar-Ge alanında etkin bir şekilde temsil etmeyi amaçlıyoruz.

Okuyucularımıza kendinizden ve profesyonel iş geçmişinizden bahseder misiniz?

Hindistan’ın prestijli üniversitelerinden biri olan Manipal Yüksek Eğitim Akademisi, Manipal Eczacılık Koleji Farmasötik Teknoloji bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Oral, topikal, inhalasyon ve parenteral yollardan uygulanan katı, yarı katı, sıvı ve parenteral preparatlar gibi çeşitli farmasötik dozaj formlarının farmasötik araştırma ve geliştirme aşamaları ve teknoloji transfer süreci konusunda bilgi birikimine sahibim. Laboratuvar ölçekli üretimlerden ticari ölçeğe uzanan dozaj formlarının tasarımında ve geliştirilmesinde, ölçek büyütme (scale up), optimizasyon, ticari ve validasyon serilerinin üretilmesi dahil olmak üzere teknik konularda da çalışarak tecrübe edindim. Profesyonel kariyerim boyunca; Hindistan’da bulunan Lupin Araştırma Merkezi, Torrent İlaç Şirketi, Ranbaxy Araştırma Şirketi ve Aurobindo İlaç & Araştırma Merkezi şirketlerinde Ar-Ge Farmasötik Geliştirme Uzmanı olarak görev aldım. Son 10 yıldır, Türkiye’nin en büyük ilaç şirketi Abdi İbrahim’de çalışıyorum. Ar-Ge Farmasötik Geliştirme Uzmanı ile başlayan Ar-Ge Farmasötik Geliştirme Müdürü olarak devam eden Abdi İbrahim’deki 10 yıllık çalışma hayatım boyunca; şirketin organizasyonel olarak sunduğu çeşitli iş kollarında sorumluluklar alarak bunları yerine getirme şansını elde ettim. Ar-Ge Farmasötik Geliştirme Müdürü olarak; asli sorumluluklarım arasında, iç pazarın yanı sıra dünya çapında çeşitli regüle ve yarı regüle pazarlar için hedeflenen çeşitli farmasötik jenerik dozaj formlarının başarılı formülasyon geliştirmesi ve ticarileştirilmesi yer alıyor. En güçlü özelliğimin, iyimser bir bakış açısına sahip olmak olduğunu düşünüyorum. Her durumda mutlaka pozitif bir yan görmenin, zorlayıcı ve problematik durumlarda sabırlı olabilmenin beni başarılı bir yönetici yaptığına inanıyorum.İş dışındaki zamanlarda ailemle birlikte zaman geçirmek ve doğada olmaktan büyük keyif alıyorum. Genç kuşak meslektaşlarım ile etkileşimde bulunarak gelecek planlarını şekillendirme konusunda bilgi ve deneyimlerimi paylaşmayı seviyorum. Uzun vadede uzmanlık alanımda başarılı bir lider olmayı hedefliyorum..

Şirketinizin Ar-Ge çalışmaları ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Abdi İbrahim’in ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri hangi noktada?

Abdi İbrahim olarak 2008 yılında toplam 40 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz Türkiye’nin ilk akredite ilaç Ar-Ge Merkezi’nde yüksek katma değerli ilaçlar geliştiriyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz alanlar arasında farmasötik geliştirme, analitik geliştirme, ön-formülasyon araştırmaları, klinik araştırmalar (ağırlıklı olarak Biyoyararlanım / Biyoeşdeğerlik çalışmaları), patent çalışmaları, geliştirme ve ruhsat dosyası yazımı, proje yönetimi, işbirlikleri yönetimi ve standartlar ile proseslerde sürekli iyileştirme (QbD- Quality by design uygulaması) yapılması yer alıyor. Ar-Ge merkezimizde 185 uzmanımız görev yapıyor. Ekibimizin yüzde 10’u Türkiye üniversitelerinde eğitimi devam eden ya da tamamlamış doktora öğrencisi. Yaklaşık yüzde 40’ı ise eğitimi devam eden ya da tamamlamış yüksek lisans öğrencisi.Ar-Ge portföyümüz, hasta ve hekimlerimizin ihtiyaçlarına yönelik olarak yeni tedavileri ulusal tıbbın hizmetine sunmak üzere oluşturuluyor. Abdi İbrahim olarak, Ar-Ge çalışmalarında yenilikçi ilaç projeleri ile katma değeri yüksek ürünleri hedefliyor, yeni tedavileri Türk tıbbının hizmetine sunmaya yönelik çalışmaların yanı sıra uluslararası arenada ülkemizi ilaç Ar-Ge alanında etkin bir şekilde temsil etmeyi amaçlıyoruz. Yurt dışında Avrupa Birliği başta olmak üzere Kanada ve Brezilya’ya kadar geniş bir coğrafyada ihracatımızın ivmelenmesi için yenilikçi projelere ağırlık veriyoruz. Dünyada ilk kez Abdi İbrahim’in hayata geçirdiği örnek 2 büyük projemiz var. Bu projelerin ilki, antivertigo, anti-Alzheimer ve steroid olmayan antienflamatuar ajanı 3 ayrı molekülün ODT (Orally disintegrating tablet-ağızda dağılan tablet) ilaç formlarının geliştirilmesiyle ilgili proje. Diğer bir inovatif projemiz ise, analjezik ve non-streoid anti-enflamatuvar iki ayrı molekülün dünyada ilk defa bir arada kullanımıyla analjezide sinerjik etki sağlayan yeni bir kombinasyon ilaç ürünü. Toplum sağlığı açısından önemli bir sorun olan Kronik Obstürüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve astım konusunda tek bir etkin madde içeren ilaçların yanı sıra tedavide sinerji göstermesi öngörülen ayrı farmakolojik gruplarda yer alan iki ya da üç etkin maddeli inhaler ürün kombinasyonlarıyla ilgili Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Göğüs hastalıkları alanında, çoğunlukla ithal olarak ülkemizde kullanılan nebul dozaj formundaki ürünlerin yerli üretim ile üretilmesine yönelik eşdeğer ürün çalışmalarımız da bulunuyor. Bilinen bir molekülün, dünyada ilk olacak yeni bir kontrollü salım dozaj formunun geliştirilmesiyle günde 2-3 defa dozlama yerine günde bir defa dozlama ve etkin bir tedaviyle hasta uyumunun artırılmasına yönelik projelerimiz sürüyor. Biyoteknolojik ilaç üretim tesisimiz AbdiBio’da üretilmesi planlanan onkolojik ve oftalmolojik ürün portföyünün Ar-Ge çalışmaları da tüm hızıyla sürüyor. Bu portföylerin belirlenmesinde, hekim ve hastalarımızın ihtiyaçları göz önünde bulunduruluyor. Abdi İbrahim olarak halen 146 adet patent başvurumuz ve 9 adet ulusal/uluslararası patentimiz bulunuyor. Patentlerimizin üçü “trident” olarak tanımlanan ABD, Avrupa ve Japonya’da geçerli patentlerdir.

Abdi İbrahim’in kısa ve orta vadede Ar-Ge çalışmaları ile ilgili planları neler?

İlaç sektörünün orta ve uzun vadeli başarısı için güçlü bir Ar-Ge yapılanması ve yüksek teknolojili yatırımlar oldukça önemli. Biz Abdi İbrahim olarak güçlü bir Ar-Ge yapılanmasına sahibiz. Şirketimizin sürdürülebilir organik büyümesine katkıda bulunacak şekilde oluşturulan Ar-Ge stratejimiz, yeni ürünlerin, eşdeğer ürünlerin yanı sıra inovatif süreçlerin yoğun olarak uygulandığı yeni ilaç taşıyıcı sistemlerin, yeni sabit doz kombinasyonlarının, bilinen ilaç molekülleri için yeni endikasyon araştırmalarının, OTC-besin desteği ürünlerin, yeni tıbbi cihazların geliştirilmesini kapsıyor. Organik büyümeye yönelik daha güçlü ve somut adımlar atarak yeni iş alanlarına girdik ve ortaklıklar kurduk. Tüm bunlar Ar-Ge faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ayrıca, farklılaştırılmış yenilikçi ürünlerin araştırılması ve işbirliği olanakları da çalışmalarımız arasında yer alıyor.Abdi İbrahim olarak, inovatif yaklaşımları şirketin tüm iş süreçlerinin odağına yerleştirerek Ar-Ge yatırımlarını istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. İnovasyon alanındaki araştırmalarımız, sadece firma içi kaynaklarla değil, aynı zamanda yurtiçi ve yurtdışı işbirlikleri ile sürdürülüyor. Öncelikli hedefimiz, Türkiye’de biyoteknolojik ilaçlarda endüstri lideri olmak. Yurt içi ve yurt dışında modern Ar-Ge merkezlerimizle sektörümüzde lider konumdayız. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nce hazırlanan, Türkiye’nin tek resmi envanteri olan Ar-Ge 250 Araştırması’nda 20. sırada, ilaç firmaları arasında ise 1. sırada yerimizi aldık.

Ar-Ge operasyonlarının satış ve ihracat rakamlarına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ar-Ge merkezimizde geliştirilen inovatif ürünler ile uluslararası arenada rekabet üstünlüğü elde etmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge açısından zorlu projelerde elde ettiğimiz başarılı ürünler ile parkinson, alzheimer, osteoporoz, solunum sistemi hastalıkları alanlarındaki ürünlerimizi başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere Kanada, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Körfez Ülkeleri, Türki Cumhuriyetler, Doğu Bloku ülkelerini içine alan geniş bir coğrafyaya ihraç ediyoruz. Ar-Ge alanında geliştirilen bu rekabetçi ürünler, bize konum olarak uzak olan ABD,Brezilya, Avustralya pazarında da ilgi çekiyor. 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. İhracat süreçlerimizde Ar-Ge orijinli ürünler başı çekiyor.

Türkiye’deki Ar-Ge kültürünü ve önemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmesinin yolunun Ar-Ge’den geçtiği çok açık. Bu konuyla ilgili de Ar-Ge kültürü hızla gelişiyor. Hükümet yasaları ve yönetmelikleri sürekli olarak çeşitli destek mekanizmalarına yönelik ve aynı zamanda sanayi ve akademi / üniversiteler arasında Ar-Ge alanında daha fazla ortak çalışma yapılmasını destekliyor. Daha da güçlenmek için, odaklanma, sabır, kaynak yaratılması, projelerin doğru yönetimi ve yeterli finansman gerekli. Doğru bir şekilde yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla inovasyon anlamında istenen sonuçlar ve sektör için katma değerli çözümler üretilecektir. Ayrıca tecrübeli Türk kökenli bilim adamlarının ülkeye geri dönmeleri ve farmasötik Ar-Ge sürecindeki pratik tecrübelerini yeni molekül çalışmaları alanında uygulamaları oldukça önemli. Şirket olarak, Ar-Ge aktivitelerindeki payımızı her yıl artırıyor ve çeşitli alanlarda inovatif işlere yatırım yapıyoruz. Firma içinde çalışılan Ar-Ge projelerinde yeniliği en üst düzeye çıkarma, harici olarak oluşan fikirleri yakalayabilme ve yurt içi ve yurt dışı organizasyonlarla iş birliğine dayalı açık Ar-Ge çalışması yoluyla yenilik gerçekleştirme olanağını desteklemek için çeşitli süreçleri ve sistemleri oluşturduk. Bu iş birliği hükümet ve özel sektörün, ilaç endüstrisinin geleceğine, ülkenin geleceğine ortak bir yatırım yapması anlamını taşıyor. Gelişmekte olan Ar-Ge ekosistemi Ar-Ge çalışmalarımızı beklendiği gibi genişletmemize yardımcı oluyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz