Takeda, Shire’ın satın alma sürecini tamamlayarak, Japonya merkezli, global, değerlerine bağlı, AR-GE odaklı vizyonuyla biyofarmasötik alanında liderliğini duyurdu.

Bu satın almayla Takeda, dünya çapında kendini işine adamış çalışanları ile birlikte yüksek düzeyde yenilikçi ilaçlarını yaklaşık 80 ülkeye ulaştırarak hem Japonya hem de ABD’de büyüyen coğrafi varlığıyla etkili ve lider pozisyonuna sahip oldu.

Takeda’nın AR-GE çalışmaları, Onkoloji, Gastroenteroloji, Nörobilim ve Nadir Hastalıklar bölümlerini içeren dört alana odaklanırken hedeflenen AR-GE yatırımı ayrıca, Plazma Kaynaklı Tedaviler ve Aşılara da ayrılmaktadır. Takeda’nın güçlendirilmiş, yüksek düzeyde AR-GE gücü ve yatırımlarıyla, şirketin çığır açan yeniliklere odaklanmasının yanı sıra, daha global, sağlam ve farklı yöntemler içeren bir sisteme sahip olmasını sağlıyor.

Şirketin 30 milyar ABD Doları üzerindeki birleştirilmiş yıllık geliri, büyük oranda odaklandığı Onkoloji, Gastroenteroloji, Nörobilim ve Nadir Hastalıklar ve Plazma Kaynaklı tedavilerden elde ediliyor.

Takeda Başkanı ve CEO’su Christophe Weber konuyla ilgili şunları söyledi: “5 Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirilen Takeda olağanüstü genel kurulunda hissedarlarımızın büyük bir çoğunluğunca bu şirket alımının onaylanması bizi çok mutlu etti. İlgili kuruluşlarımızın sıkı çalışması ve yasal izinleri sorunsuzca almamız sayesinde şirket alımını, beklenenden birkaç ay önce tamamlayabilmiş olmaktan da çok memnunuz. Çalışanlarımızın, ortaklarımızın ve hissedarlarımızın süreç boyunca esirgemedikleri desteklerinden dolayı minnettarız. Takeda tarihinde büyük bir ana damgasını vuran bu alım, dünya çapında büyüyen coğrafi varlığımızla, hastalara son derece yenilikçi ilaçlar sunmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz, dönüşüm yolculuğumuzu hızlandıran heyecan verici bir adım.” dedi.

Entegrasyon sürecinin 8 Ocak itibariyle uygulanmaya başladığını belirten Weber, sözlerine şöyle devam etti: “Güçlü bir başarı geçmişine sahip, deneyimli ve çeşitli tecrübeleri olan Takeda Yönetim Kodrosunun liderliğinde sorunsuz bir entegrasyon gerçekleştirebileceğimize güveniyoruz. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında kurduğumuz çalışma modeli, entegrasyon planlarımıza yönelik açık bir çerçeve oluşturdu ve süreci yöneten yetenekli, kendini işine adamış bir entegrasyon ekibimiz var.”