Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 35. Ulusal Gastroenteroloji Kongresi Antalya’da gerçekleştirildi. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısına Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, Kongre Başkanı Prof. Dr. Birol Özer, Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Dilek Oğuz katıldı. Uzmanlar; Türkiye’de eğitim almadan endoskopi yapan çok sayıda kişi olduğu belirterek kolon kanseri, kabızlık gibi mide-bağırsak hastalıklarının sıklığı ve tedavilerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdiler.

Endoskopi İçin Özel Eğitim Gerekli

İyi eğitilen kurallara uygun davranan her uzman endoskopi yapabilir diyen Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, “Modern tanı ve tedavi yöntemler arasında önemli bir yer tutan endoskopik girişimlerin başarısı;  hangi uzmanın, nerede, nasıl yaptığına ve yardımcı ekibinin deneyimine göre değişir. Bunun için bu konuda eğitim görmüş olan hekimler tarafından yapılmalıdır. Gastroenteroloji uzmanları 3 yıl boyunca endoskopi eğitimi görürler ve bu alanda en iyi eğitilmiş hekimlerdir. İyi eğitilmiş Tıp kurallarına uyan hekimlerin endoskopi yapmalarını isteriz. Başka branşlarda yapabilir; ama tıp kuralları yürürlüğe girsin. Sertifika almak için 5 bin cerrahın başvurdu. Biz 900 kişiyle yetişemeyiz.” dedi. Kabızlıkla ilgili açıklamalarda da bulunan Prof. Dr. Bor, “ Kabızlık çok sık görülen bir hastalık. Yanlış beslenme, hareketsizlik, bazı ilaçlar hatta yanlış dışkılama kabızlığa yol açabilir. Kabızlığı önlemek için düzenli su içmek çok önemlidir. Öğün atlamayın. Düzenli egzersiz yapın ve tuvalete gitme düzeninizi bozmayın. Örneğin tuvalete gitme düzeninizi kahvaltıdan sonra olacak şekilde belirleyin. Kahvaltı sonrası bir bardak su için ve tuvalete gidin, tuvalette birkaç dakika nefes egzersizi yapın.” diye belirtti.

Mide-Bağırsak Hastalığı En Sık Kadınlarda Görülyor

Toplumda mide bağırsak hastalığının sık olduğunu söyleyen Prof. Dr. Orhan Sezgin “Nevşehir Gülşehir ve Avanos ilçelerinde 3 bin 69 yetişkin kişiyi gastrointestinal sistem hastalıkları açısından inceledik. Bu iki ilçemiz nüfus dağılımı olarak Türkiye’yi birebir yansıtan ve göç hızı yüzde 5’in altında olan ideal merkezler olarak seçildi. Yüzde 36’sında yani 3’te birinde mide-bağırsak hastalığı olduğu ortaya çıktı. Bulgularda gördük ki; bu hastalıkların yüzde 75’ini kadınlar oluşturuyor. Çalışmaya katılan yerel halkın yüzde 35’i kilolu, yüzde 45’i ise obez. Obezitenin yanı sıra toplumun yüzde 60’ında karaciğer yağlanması tespit edildi. Yerel halkın yüzde 7’sinde de safra kesesi taşı saptandı. Sonuçlar değerlendirildiğinde mide-bağırsak hastalıklarının toplumda oldukça sık görüldüğünü anlıyoruz.” dedi.

Kolon Kanseri Erken Evrede Yakalanırsa Tedavi Mümkün

Kolon kanseri azalma eğiliminde ancak yine de kadınlarda üçüncü, erkeklerde ise ikinci en sık görülen ölüm nedeni diyen Prof. Dr. Birol Özer, “Ülkemizde yeni hastalıklarla ilgili verilere yeni ulaştık. Hiç azımsanmayacak oranlar var. Teknolojideki gelişmelerle birlikte tanı oranları arttı. Maalesef 50 yaşından önce kolon kanser tanısı olan insanların ölümü fazla oluyor. Kolon kanseri, önlenebilir kanserlerin başında geliyor. Erken evrede yakalandığında kurtulmak mümkün. Sağlık Bakanlığı erken tanıma programı başlattı. Sağlık ocaklarında test yapılabiliyor. Biz bu tanıma programlarında çok başarılı mıyız? Maalesef. Başarı oranlarımız yüzde 40 ve 60’larda. Ve kolon kanseri olan hastaların yüzde 70’nin şikayeti var.” ifadelerini kullandı.

Hedef Hepatit C’yi Bitirmek

Karaciğer hastalıkları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Dilek Oğuz, “Hedefimiz hepatit C’yi, bitirmek. Karaciğer nakli ile ilgili bilgilerimizi güncelledik. Konuşmacımız Prof. Dr. Ahmet Gürakar bizlere Hepatit C’li hastaların da yeni ilaçlarla karaciğer naklinden önce tedavi edilebileceğini anlattı. Güzel konular devam ediyor. Geldiğimiz nokta da ilaçları, karaciğer sirozunu önlemek noktasında. “Bu ilaçları nasıl kesebiliriz?” bu yenilikleri konuştuk. Safra yolları kanserleri tedavisinde erken teşhis için ümit veren tanı yöntemlerini değerlendirdik.” şeklinde belirtti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz