Bebeklerin mutlu ve sağlıklı gelişimlerini destekleyen, yenilikçi yaklaşımıyla annelerin güvenilir yol arkadaşı olan Molfix “Hayat Bağım” projesiyle güvenli bağlanma ve bebeğin gelişim alanlarında farkındalık yaratmak ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerine, kuvöz, solunum cihazı gibi hayati ekipman desteği sağlamak üzere yola çıktı. Molfix, T.C. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü desteği ve Bebek Ruh Sağlığı Derneği proje ortaklığıyla gerçekleştirilen projede, 1 yılda 10 ilde 5.000 anne ve bebeğine, 350 ebe-hemşireye ulaşmayı hedefliyor. Proje, erken ve sağlıksız doğan bebeklerin hayata sevgiyle bağlanabileceğini ve annelerle bebeklerin arasında güvenli bağlanmanın ve bebeğin gelişimiyle ilgili annelerin farkındalığının önemini vurguluyor.

UNICEF Küresel Çocuk Ölümleri Raporu’na göre Dünya genelinde 2018 yılında, 6.2 milyon çocuk hayatını kaybetti.* Yapılan araştırmalar, doğru beslenme, yeterli tıbbi cihaz, iyi eğitimli ebe ve sağlık çalışanı desteği gibi koşulların sağlanmasının yanı sıra bebek ölümlerinin azaltılmasında anne ile bebekleri arasında güvenli bağlanma ilişkisinin kritik önemde olduğunu gösteriyor.

Konuya ilişkin bir farkındalık yaratmak, erken doğan bebeklerin ve riskli doğum yapan annelerin hayata tutunması için, fiziksel, sosyal ve psikolojik koşullarını iyileştirme amacıyla Molfix tarafından geliştirilen ‘Hayat Bağım’ isimli kurumsal sosyal sorumluluk projesi, Türkiye’de 10 ildeki kamu hastanelerinde hayata geçiriliyor.

Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Global Başkan Yardımcısı Aysel Aydın ve Hayat Kimya Türkiye Genel Müdürü Enes Çizmeci’nin ev sahipliğinde ve uzmanların katılımıyla 1 Kasım Cuma günü gerçekleştirilen basın toplantısında, erken doğum oranları ve bebek kayıp istatistiklerinin yanı sıra, bu oranların pozitif yönde değiştirilebilmesi adına yapılabilecek çalışmalar vurgulandı.

Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Global Başkan Yardımcısı Aysel Aydın “Hayat Bağım projemizi 10 ildeki devlet hastanelerinde bulunan anne misafirhanelerinde ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde gerçekleştiriyoruz. Diyarbakır, Erzurum, Isparta, Kayseri, Kocaeli, Konya, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon ve Van bu illerimiz… İllerimizi belirlerken ülkemizin her bölgesini temsil etmeye özen gösterdik. Hayat Bağım projemizde verdiğimiz eğitimlerle, “güvenli bağlanma” ve bebeklerin gelişim alanlarında farkındalık sağlamayı hedefliyoruz. Yanı sıra çok önemli bir yatırım daha yaparak, kuvöz, solunum cihazı gibi hayati ekipmanları yenidoğan yoğun bakım ünitelerine bağışlayarak bebeklerin hayata tutunmasına katkıda bulunuyoruz. Yaşam üniteleri olmazsa bebeğin tıbbi ve hayati ihtiyacı karşılanamaz. Annenin psikolojisi sağlam olmazsa bebeği yaşama tutunamaz. Bu nedenle projemiz erken, riskli doğum yapan anne ve sağlıksız doğan bebekler için her yönüyle kapsayıcı. Bebekleri Hayata Sevgi ile bağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

Hayati Yaşam Ünitesi Bağışı…

Yenidoğan yoğun bakım üniteleri için yeterli teknik ekipmanların kritik olduğunu belirten Aysel Aydın “bebeklerin hayata tutunması için önem arz eden, yoğun bakım ünitelerinin ihtiyacı olan kuvöz, ventilatör yani solunum sağlayan cihazlar, sarılık cihazı, ekran gibi yaşam ünitelerini de hastanelere bağışladık” diyerek sözlerine devam etti.

10 ilde 5.000 anneye ve 350 ebe ve hemşireye erişim hedefleniyor

Hayat Bağım Projesi ile, bebekleri yeni doğan yoğun bakım ünitesinde tedavi gören annelerin, psikolojik ve sosyal koşullarının iyileşmesi amaçlanıyor. Devlet hastanelerinin anne misafirhanelerinde kalan anneleri, 15 günde bir psikologlar ziyaret ederek, onlara güvenli bağlanma üst başlığında eğitimler veriyor. Aynı eğitim yeni doğan yoğun bakım ünitesinde görev yapan ebe & hemşirelere de Bebek Ruh Sağlığı Derneği ve Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan tarafından veriliyor.1 yılda 5.000 anneye ve 350 ebe-hemşireye erişim hedefleniyor.

Bebek Ruh Sağlığı Derneği’yle, projenin saha ölçümlemelerini ve analizlerini yaptıklarını belirten Aydın “Geçtiğimiz ay saha çalışmalarına başladığımız projemizde, 10 ilde şimdiye kadar eğitim alan annelerin dörtte biriyle eğitim öncesinde ve eğitim tamamlandıktan sonra değerlendirme anketi gerçekleştirdik. 451 anneye ulaştık, toplam 117 anne ile de anket yapıldı. Yoğun bakımdaki bebekle etkileşim kurmayı, kanguru bakımı yapmayı, bebek gelişimini bilip bilmediklerini sorduk. Eğitim öncesindeki bilgi seviyesi %37 iken, eğitim sonrası bilgi seviyesi %75’e çıktı” dedi.

Aydın “Tüm bu aşamalarla sosyal ve ekonomik kalkınmayı olumsuz etkileyen en önemli unsurlarından biri olan anne ve bebek ölümlerinin azaltılması, anne bebek sağlığının geliştirilmesi konularında toplumu bilinçlendirip, Hayat Bağım projesiyle daha sağlıklı nesiller yetiştirilmesini amaçlıyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

Molfix’in 21 yıldır topluma yönelik ilgi ve duyarlılığını, ulusal ve uluslararası düzeyde yatırımlar ve araştırmalarla desteklediğini söyleyen Hayat Kimya Türkiye Genel Müdürü Enes Çizmeci, Türkiye’de 21 yıldır emin adımlarla büyüyen ve pazar lideri** olan Molfix’in böyle bir projeye adım atmasından mutluluk duyduğunu belirtti. Çizmeci “Molfix, bugün 21 yaşında, 21 yıldır Türkiye’de ve yurtdışında güçlenerek, emin adımlarla büyüyor. Markamız, %20.4 pazar payıyla Türkiye’deki liderliğini ve başarısını global çapta da sınır ötesine taşıyor” dedi. Çizmeci, sözlerine projeyle ilgili düşüncelerini paylaşarak devam etti: “Hayat Bağım, bizim şirket olarak gönülden inandığımız ve arkasında uzun yıllar duracağımız bir proje. “1 bebek değişir, 1 insan değişir, 1 toplum değişir inancıyla hareket ediyor projemizi illerde ilmek ilmek örüyoruz.”

Güvenli Bağlanmanın Önemi..

“Proje toplum için önemli bir ruh sağlığı hareketidir”

Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı ve Bilgi Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Göçek, yaptığı konuşmada projenin hem Türkiye hem dünya için önemine değindi. Güvenli bağlanmanın öneminin tüm toplum ve ebeveynler tarafından acilen öğrenilmesi ve gerekli adımların atılması gerekliliğini dile getiren Göcek “Proje, her ne kadar anne-bebek odaklı görünse de, toplumun geneline yayılacak çok önemli bir ruh sağlığı hareketidir. Güvenli anne-bebek ilişkisi sonucunda, toplumda huzurlu, barışçıl, sevgi dolu, merak eden ve araştıran bireylerin sayısı artar ve suç işleme gibi çok önemli toplumsal problemler azalır. 10 ilde başlatılan bu önemli çalışmayla, annelerin çocuk ruh sağlığı ve gelişimi üzerine bilgilendirilmesi hedeflendi. İlk yıllardaki bakım veren kişiyle kurulan duygusal bağ, kişilerin ileriki yıllarda ki eş, arkadaş ilişkilerini de şekillendirir. Daha da önemlisi nesiller arası aktarılarak devam eder” dedi. Göçek, anne ruh sağlığı ve bebek ruh sağlığının huzurlu bir dünyaya sahip olabilmenin ilk adımı olduğunu dile getirdi.Bebek Ruh Sağlığı Derneği’nden Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar ise Anne bebek arasında kurulan güvenli bağlanma ilişkisinin kalitesinin, yaşam boyu kurulan ilişkilere şekil verdiğini vurguladı. Bugün kurulan güvenli bağlanma ilişkisi, evlilik de dahil yaşam boyu kurulan tüm insan ilişkilerini belirleyen bir faktör olduğuna dikkat çekti.

“Kanguru Bakım, bebeğin hayata bağlanmasında çok önemli bir metot”

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan ise “Projemizi götürdüğümüz Türkiye’nin dört bir yanındaki kamu hastanelerinde, Anne Misafirhanelerinde konaklayan annelerin bebekleriyle güvenli bağlanmayı nasıl gerçekleştireceklerini, çocuklarının gelişimlerini nasıl takip edeceklerini, asla bebeklerini birbirleriyle kıyaslamamaları ve bebekleriyle oyun oynayıp etkileşime girmeleri gerektiğini her eğitimde anlatıyorum. Kanguru bakım, yoğun bakımda bebeğin gelişimi ve “hayata bağlanması” için çok önemli bir metottur. Bilimsel olarak yeni doğan bebeğin sıcak tutulmasını sağlamakta, stres, acı veya rahatsızlığını azaltmakta ve dokunmak ile sinir hücreleri uyarıldığı için hormonlar çalışmakta büyüme ve gelişimi desteklenmektedir.” dedi.Bayhan, kanguru bakımını “Kanguru bakım anneler ve babalar için de yararlıdır. Bu bakım, anne-babaların bebeğe yakın hissetmesini sağlamakta, stresini azaltmakta ve bebeğin bakımı konusunda özgüvenlerini artırmaktadır. Anne babalar bebeğin verdiği ipuçlarını daha rahat anlamakta, annelerin doğum sonrası depresyonunu azaltmaktadır. Ayrıca kanguru bakım, annenin emzirmesi için daha çok süt oluşumunu da sağlamaktadır” şeklinde anlattı.