“Türkiye pazarında oldukça bilinen ve güvenilen marka isimlerimizle öksürük, soğuk algınlığı ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarımız ile hastalarımıza hem semptomatik hem de tedavi edici çözümler sunarak onların hayat kalitelerini arttırmalarına yardımcı olmak amacıyla ilerlemekteyiz. Şirket olarak sağlık ve kişisel bakım alanında her insanın doğal tercihi olmayı hedefliyoruz.”

 Bize kısaca kendinizden ve profesyonel iş geçmişinizden bahseder misiniz?
1975 Ankara doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara Arı Koleji’nde tamamladıktan sonra, Bilkent Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun oldum. İş hayatıma Aselsan’ın Finans Departmanı’nda başladım, yaklaşık 1 yıl çalıştıktan sonra GSK’da tıbbi mümessil olarak sahada çalışmaya başladım. Sektör ile ilgili en büyük öğrenimimi gerçekleştirdiğim zamanlar olması açısından bu yıllar benim için çok önemlidir.
2005 yılında Junior Ürün Müdürü olarak İstanbul’a geldim. Daha sonra Ürün Müdürlüğü de dahil olmak üzere birçok farklı pozisyonlarda ve terapötik alanlarda çalıştım. 2007 yılında Sanovel’e kardiyoloji grubunda Pazarlama Müdürü olarak geçiş yaptım. Daha sonra Satış ve Pazarlama Müdürlüğü görevini üstlenerek birçok farklı alanda jenerik pazar tecrübesi sahibi oldum. Çok keyifli ve öğrenim dolu geçirdiğim 4,5 yılın ardından, Sanofi’ye uzman gruplar Satış Direktörü olarak geçtim. Burada yaklaşık 3 yıl çalıştıktan sonra, Imuneks Farma’nın kurulum aşamasında bulundum.2014 Ocak ayı itibarıyla da Angelini Türkiye Genel Müdürü olarak göreve başladım.
 Angelini Türkiye’nin, Türkiye ilaç pazarındaki konumu hakkında neler söylersiniz?
Öncelikle Angelini İtalyan bir aile firmasıdır. Toplam beş grup şirketinden oluşan Angelini’nin en büyük alanı sağlıktır, diğer iş alanları ise makine, parfüm, şarap ve kişisel bakımdan oluşmaktadır. En güçlü alanı olan ilaçta dünya pazarına açılması, şirketin kendi geliştirmiş olduğu 3 önemli molekülle başlamıştır. Yapmış olduğu lisansör anlaşmaları ile ürünleri tüm dünyada pazarlanmaktadır. MSS, ağrı ve antibiyotik alanlarına odaklanmış olan firmanın, çok önemli Ar-Ge yatırımları bulunmaktadır.
Angelini Grup, ilaç sektörü olarak Türkiye pazarına 2011 yılında giriş yaptı. Pazar araştırması, pazar ihtiyacının belirlenmesi ve devamında tüm organizasyonel süreçler tamamlandıktan sonra 2015 yılında tüm Türkiye’de faaliyetlerimize başladık. 2015 yılında 28 Milyon TL ile 80. sıralarda devir aldığımız firmamız ile şu anda 77 Milyon TL ile 60. sıralarda yolculuğumuza ve gelişmemize devam etmekteyiz.

Angelini Türkiye’nin organizasyonel yapısı hakkında bilgi alabilir miyiz?

2015 Ocak’ta satış ve pazarlama aktivitelerine aktif olarak başlayan bir firma olarak organizasyon yapımızı geliştirmeye ve büyütmeye devam ediyoruz. Büyük çoğunluğunu tanıtım kadrosunun oluşturduğu 132 kişilik çalışan sayımızla ve 5 markamızla faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Tüm Türkiye’de organizasyonel olarak güçlü Tanıtım saha kadromuzun yanında Satış, Pazarlama, Medikal, Ruhsat, Finans, Lojistik ve İnsan Kaynakları departmanlarımızla İstanbul ofisimizden çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Çalışanlarımızın bağlılığı ve huzuru bizim için çok önemli, bu nedenle İK süreçlerimize çok önem veriyoruz. Terfi süreçlerinde ya da açılan yeni pozisyonlarda kendi çalışanlarımızı ön planda tutuyoruz. Genişleyen saha kadromuz için yapılan değerlendirme merkezlerinin sonucunda 3 yıl gibi bir sürede kendi içimizden 5 Bölge Müdürü çıkarttık ve çıkartmaya devam ediyoruz. Lokal olarak bu olanakları sağlarken Angelini Group tarafında da çalışan bağlılığını arttırmaya yönelik çeşitli projeler yürütülüyor. Çalışanlarımız için bunlardan en önemlisi “Jobposting” projesidir. Bu proje ile Angelini Group bünyesinde yeni açılan ya da boşalan tüm pozisyonlar öncelikli başvuru hakkı çalışanlarımıza tanınmaktadır.

Angelini Türkiye olarak hangi alanlarda etkinsiniz ve hastalara ne gibi çözümler sunuyorsunuz?

Türkiye pazarında oldukça bilinen ve güvenilen marka isimlerimizle öksürük, soğuk algınlığı ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarımız ile hastalarımıza hem semptomatik hem de tedavi edici çözümler sunarak onların hayat kalitelerini arttırmalarına yardımcı olmak amacıyla ilerlemekteyiz. Şirket olarak sağlık ve kişisel bakım alanında her insanın doğal tercihi olmayı hedefliyoruz.

Göreve geldiğiniz günden bu yana gerçekleştirdiğiniz ve şu anda gerçekleştirmeyi hedeflediğiniz konular nelerdir?

2014 yılında fiili olarak başladığım görevim ile birlikte Angelini Türkiye’nin satış-pazarlama ve merkez ekiplerinin kurulmasına odaklandım. Kurulum aşamamızdan sonra ilk odağım yeni ürünler getirerek Türkiye portföyümüzü genişletmek oldu, bu doğrultuda 2016 senesinde ilk ürün lansmanımızı depresyon tedavisi alanında gerçekleştirdik. Önümüzdeki senelerde geri ödemesiz ürünler de dahil olmak üzere yeni ürünlerimizle portföyümüzü genişletmeyi planlıyoruz. Bu doğrultuda eczane iş birimi kurmak da hedeflerimizden biri. Bunların yanında sosyal sorumluluk alanında hedeflerimiz bulunmakta. Önceki yıllarda İstanbul’da gerçekleşen ve çok geniş kapsamda Sivil Toplum Kuruluşlarının da yer aldığı farkındalık koşularına katıldık. 2019 yılı içerisinde sosyal sorumluluk anlamında en az 2 projemizi hayata geçirerek bu alanda da firma olarak katkıda bulunmak ve farkındalık yaratmak istiyoruz

Bize Ar-Ge faaliyetlerinizi anlatır mısınız? Firmanız Ar-Ge projelerinde hangi hastalıklara odaklı çalışıyor?

Angelini İlaç, İtalya merkezli uluslararası bir firmadır ve Ar-Ge faaliyetlerimiz, İtalya’daki Ar-Ge merkezinde yürütülmektedir. Fakat üretimimizin tamamını Türkiye’de yapmaya çalışıyoruz. Bugünden sonra gelecek tüm ürünlerimiz için yerli üretim planlanmaktadır. Ar-Ge süreçlerimiz antienfektifler, ağrı ve inflamasyon, merkezi sinir sistemi ve farma dışı ürün alanlarında devam etmektedir.

2019 yılında Angelini Türkiye’nin gelişim ve büyüme odakları neler olacak?

İlk etapta Angelini’nin şizofreni ve bipolar depresyon alanında çok güçlü, Amerika’da yaklaşık 1.8 milyar dolarlık bir hacmi olan ürününü getirmeyi planlıyoruz. Bu ürünle beraber yine ruhsat aşamasında olan ve hastanede yatan hastalarda kullanılan yeni bir buluş kadar önemli olduğunu düşündüğümüz bir antibiyotiğimiz var, onunla ilgili çalışmalarımız da devam etmektedir. Ayrıca gelecek yıl için eczane iş birimi kurmayı planlıyoruz, yaklaşık 30-40 kişilik bir kadro ve geri ödemesiz ürünler ile yeni iş birimimizle sahaya çıkıyor olacağız. Hatta ön anlaşmasını yakın zamanda imzaladığımız Türkiye’de yerli bir şirketten 4 adet geri ödemesi olmayan ürün satın alma aşamasındayız. Mevcut ilaçlarımızla birlikte bu sene sonuna kadar bu yeni iş birimimizi de aktive etmiş olacağız.

Türkiye’deki İlaç sektörünün bugünkü ve gelecekteki durumu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Güncel fiyat politikalarındaki değişiklik ilaç sektörünü doğal olarak zorlamaktadır. Türkiye’nin ekonomik durumu ve sağlık sektörüne direkt yansıyan kur politikası gibi sebeplerden dolayı yeni tedavi yöntemlerinin ve ürünlerinin ülkeye gelişi zorlaştırmaktadır, ancak ülkemizde gelişmeye başlayan Ar-Ge yatırımları ve yerel üretim politikalarının uzun dönemde ülkeye faydalı olabileceğini düşünüyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz